26 Aralık 2013 Perşembe

Yılbaşı Etkinlik Hediyelerim Geldi!...:)

Merhabalar...
İlk defa bir yılbaşı etkinliğine katıldım...Hem inanılmaz keyif aldım, hem de çok duygulandım...Öncelikle sevgili Little Butterfly'a bu güzel etkinlik için teşekkür etmek istiyorum...
Etkinlikte sevgili Deniz'le tanıştım...Kendisi çok tatlı, çok sevgi dolu bir mimar adayı ve çok eğlenceli bir blog yazarı...:) Blogunu incelemenizi kesinlikle tavsiye ederim... "Bir Mimar Adayının Günlüğü"...:)

Hediyelerim dün elime geçti...
Düşünsenize, başka şehirden, hiç tanımadığım biri benim için özenerek, hediyeler hazırlamış...Bu bana o kadar anlamlı geliyor ki, kelimelerle ifade edemiyorum inanın...İnsan olmanın güzelliğini tekrar hatırlattı bana...
Çok teşekkür ediyorum Deniz'ciğim...

Şimdi hediyelerimi sizinle paylaşmak istiyorum çünkü o kadar güzeller ki...:)



Hepsini çok çok severek kullanacağım...Düşünsenize hiç tanımadığınız biri size o güzel elleriyle örgü örüyor ve size layık görüp, gönderiyor...
Bu ne kadar güzel birşey...:)

Şu sepetin güzelliğine bakar mısınız?...:)


Ayrıca bu şalı ancak beni çok yakından tanıyan biri hediye edebilirdi çünkü tam benim tarzım...Çok beğendim..:)



Hepsi birbirinden güzel...:) Ama beni asıl duygulandıran ve mutlu eden bir ayrıntı vardı ki, yeri bende ayrı...:)
Sevgili Deniz kendi çizdiği projelerinden çıktı alıp hediye paketi yapmış bana...:) Bu beni çok mutlu etti...:)
Tekrar teşekkürler...:)


İyiki bu blogu açmışım, iyiki bu etkinliğe katılmışım ve iyiki Deniz'le tanışmışım...:)

Ve iyiki hepiniz  varsınız...:)

Sevgilerimle...:)

23 Aralık 2013 Pazartesi

Kendi roll-on'umu kendim yaptım...:)

Bende birçok kişi gibi roll-on deodorant kullanamıyorum...İçindeki alüminyumdan mı bilmiyorum, kullandıktan kısa bir süre sonra koltukaltlarım şişkinlik yapıyor...Belki de terlemeyi engellediğindendir bilmiyorum...Bu yüzden kullanamıyorum, eeee peki ne yapacağım?
Tabi ki her zaman ki gibi kendi roll-on'mu kendim yapacağım...:)

Şimdi gelelim tarife...
Malzemelerimiz şu şekilde;

2 tatlı kaşığı mısır nişhastası (Nem emici olarak etki ediyor)
2 çay kaşığı karbonat (sodyum bikarbonat,marketlerde var, en azından ben marketten aldım:)(kokuyu yokediyor)
1,5 tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı (nemlendirici ve birleştirici olarak)
1-2 damla çağağacı yağı (Antiseptik özelliği var)
2-3 damla lavanta yağı (güzel koku vermesi için)

 Bütün bu malzemeleri karıştırınca şöyle birşey çıkıyor ortaya...


Ben çok az yaptım, hem denemek için hem de el yapımı ürünleri haftalık yapmak daha sağlıklı olduğu için...
Sonra da böyle küçük bir kavanoza koyup, küçük bir spatula (hani dondurma çubukları gibi olanlardan) veya pamuklu çubuklarla uyguluyorum...



İşe yarıyor mu? Evet, kesinlikle işe yarıyor...Kokuyu engelliyor, ancak aşırı terleyen biriyseniz çok faydalı olmaz sanıyorum, en fazla bir iki saat idare eder...Ama normal bir terlemeniz varsa fazlasıyla yeterli, hele ki kış günlerinde...
Yaz için bu tarifi kullanmıyorum ben, başka bir tarifim var, onu da yakında paylaşacağım, biraz daha koruyucu oluyor ama bu tarif kış ayları için kesinlikle yeterli...
tavsiye ederim...

Sevgilerimle...

20 Aralık 2013 Cuma

Blogger Zet Fashion, Emotion Parfüm Facebook sayfasında!

Emotion Parfüm, sosyal medya hesaplarında yılbaşı heyecanını blogger Zet Fashion’ı davet ederek zenginleştiriyor.

Modanın nabzını tutan ve trend yaratıcılarından biri olan Zet Fashion blogunun sahibi Zuhal Okçu, Aralık ayı boyunca Emotion Parfüm sosyal medya hesaplarında.

Zuhal Okçu, Emotion Parfüm takipçileriyle moda sırlarından makyaj tavsiyelerine, yeni yıl trendlerinden saç modellerine kadar birçok konuda tavsiyelerini #YeniYılHazırlığı hashtag’i üzerinden paylaşıyor.

Aralık ayında Emotion Parfüm sosyal medya hesapları yılbaşı hazırlıklarına sıcak ve samimi bir ortam sağlıyor. Emotion Parfüm ve Zet Fashion Aralık ayı içerikleri boyunca takipçilere sadece tavsiye vermekle kalmıyor, birbirinden güzel hediyeler de dağıtıyor. Etkileşimli yılbaşı hazırlık postları, moda takibi ve günlük tavsiyelerle Aralık ayında Emotion Parfüm sosyal medya hesapları dopdolu.

Siz de Emotion Parfüm’ü takip etmek isterseniz www.facebook.com/EmotionParfum ve www.twitter.com/emotionparfum adreslerine bekleriz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

19 Aralık 2013 Perşembe

Rival De Loop Revital Q10 CC Cream...

Bu ürünü çok merak ederek aldım ve ilk kullandığım cc krem bu oldu...Yaklaşık iki hafta oldu kullanmaya başlayalı, artık yorumlarımı yazayım dedim...
İsterseniz önce ürünün görseliyle başlayayım...


Ürünün tek rengi vardı benim gittiğim Rossman'da,açık ton diye geçiyor ama ben başka ton göremediğimden bunu aldım...Bana da uydu, renk sorunu yaşamadım... Öyle turuncumsu ya da pembemsi bir rengi yok, tenime gayet güzel oturdu, bunu sevdim...Bu arada  "Hell" enteresan bir isim olmuş (!)...:)
Herneyse;
Ürünün üzerinde yazan özellikler özetle şöyle;

-Her cilt tipine uygundur.(Benim karma hatta yağlıya dönük karma bir cildim var, pudrayla birlikte kullanımda sorun yaşamadım. Ne kullanırsam kullanayım alışana kadar sivilce sorunu yaşadığımdan bunda da çıktı bir iki tane ama geçti hemen :)

-Anında taze görünüm sağlar, cilt yapısını pürüzsüzleştirir.(Evet cildi sağlıklı gösteriyor, bunu sevdim)

-Cilt lekelerini hafifletir.(Bende leke yok ama kırmızılıklar var ve onların renklerini eşitledi, fena değildi bu konuda)

-Yoğun kapatıcı özelliğe sahiptir.(Tabiki böyle birşey yok, biraz kapatıyor ama hani kapatıcı olmadan sivilce izleri falan kapanmaz, yeterli değil)

-25 faktör güneş koruması vardır.(Bu bence gayet yeterli)

-Anti-Aging özelliği vardır. (Yaş 30 olduğu için artık bu ürünleri tercih ediyorum, işe yarayıp yaramadığını yaşlanınca göreceğim artık :)

-Nemlendirir, bakım yapar. (Nemlendirici olarak ben hiçbir zaman böyle ürünleri tek başına kullanmıyorum, ama nemlendiricimi sürdükten yaklaşık yarım saat sonra uyguladığımdan bana gayet yeterli oldu, öyle kurutma falan yapmadı ama parlama da yapmadı diyebilirim,gerçi ben pudrasız kullanmadım dediğim gibi)

-Silikon ve paraben içermez, vegan üründür.(Tabiki en sevdiğim özellikler bunlar :)


Kullanımına gelirsek, çok kolay uygulanıyor, biraz koyu kıvamlı ama ben çok akışkan yapı sevmediğimden beğendim yapısını...Parmaklarımla uyguladım, gayet rahat oldu...Böyle bir iki dakika bekleyince daha güzel oturuyor yüzünüze...Kuru ciltli olanlar pudrasız da kullanabilir bence ama ben maalesef pudrasız kullanamıyorum hiçbir ürünü...



Genel olarak ben beğendim ve tekrar alır mıyım? Başka vegan bir ürün bulamazsam kesinlikle alırım...:) Bulursam da denerim tabiki ama elimin altında bu ürünü de tutarım gibime geliyor...:)

Bence bir deneyin, sizin de cildinize uyar belki...

Sevgilerimle:)

17 Aralık 2013 Salı

Doa Kozmetik alışverişim...:)

Ben bütün yağlarımı, sabunlarımı Doa Kozmetik'tan alıyorum...Hem vegan, hem fiyatı uygun, hem de kaliteli...
Ayrıca tarzlarını da çok seviyorum...Tabi ki beğenmediğim  yada benim cildime uymayan ürünleri de var ama genel olarak çok memnunum...
Bu ay aldıklarım şöyle...



Gül Suyu (Tonik olarak, veya maskelerimde kullanıyorum)

Lavanta Suyu(Gül suyuyla aynı şekilde kullanıyorum, bir de saçıma kullanıyorum, çok güzel kokuyor)



Hindistan Cevizi Yağı (Türlü tariflerde kullanıyorum, yazacağım tarifleri zaman zaman)



Badem Yağı ( Makyaj temizliği ve saç bakımında kullanıyorum, bazen de peeling tariflerimde)

Çay Ağacı Yağı (Çok amaçlı kullanıyorum, saçıma, yüzüme, kendi yaptığım ürünlerde, bakım kürlerinde sıklıkla kullanıyorum, bununla ilgili de tarifler gelecek:)

Lavanta yağı (Genellikle yaptığım ürünlerde koku özelliğinden faydalanıyorum,bir iki damla yeterli oluyor,çok seviyorum lavanta kokusunu)


Kil Sabunu (Mutlaka her duşta kullandığım bir ürün,peeling etkisi var, çok seviyorum)

Lavanta Sabunu (Kokusu çok güzel olduğu için aldım ki yanılmamışım gerçekten çok güzel)




Bir de Doa Kozmetik'e denemem için gönderdiği ürünler için teşekkür etmek istiyorum...
Saç Toniği ve Saç Bakım Maskesi (Bu iki ürünü gerçekten çok istiyordum denemeyi), 

Shea Butter (bunun yorumu burada var, tek başına değil ama tariflerde kullanıyorum artık, sonuç gayet iyi...) 
Bir de iki adet deneme boy Aisha Pişik Kremi göndermişler saolsunlar, herbirini deneyip en kısa zamanda yorumlarımı yazacağım...
Teşekkürler Doa'cığım...




Bu güzel ürünlerle hazırladığım tarifleri paylaşacağım ara ara...


Sevgilerimle...:)

16 Aralık 2013 Pazartesi

Makyaj temizleyicimizi kendimiz yapalım mı? Bence yapalım!...:)

Bildiğiniz gibi makyaj temizleme ürünlerinde cruelty-free ve vegan ürün bulmak biraz zor...Peki ben vazgeçecek miyim, tabiki hayır...Bulamıyor muyum, o zaman neden kendim yapmayayım? :)
Geçenlerde oturdum bir güzel araştırma yaptım ve çok güzel bir tarif buldum, biraz da kendim ekleme yaptım...Denedim ve sonuç çok çok iyiydi...Hemen sizlerle paylaşayım dedim...
Hem yapması ve uygulaması çok basit, hem de malzemeler çok rahat bulabileceğimiz şeyler...
Buyrunuz tarifim...:)

Gerekenler:
2 çay kaşığı herhangi bir bebek şampuanı (ben dalin kullandım)
İki kahve fincanı kadar su
Üç çay kaşığı kadar hindistan cevizi yağı
İki çay kaşığı kadar badem yağı



 Bu malzemelerin hepsini karıştırıp istediğiniz bir şişeye ya da küçük bir kavanoza koyuyorsunuz...Ben her hafta yeniden yaptığım için, bu ölçü yetiyor bana... (100 ml. kadar, aşağıdaki şişeden kullandım ben, o yüzden yarıya indi...) Siz isterseniz daha fazla da yapabilirsiniz...Ama her hafta yeniden yapmak daha kullanışlı ve sağlıklı oluyor...




Ben bununla hem yüz makyajımı hem göz makyajımı temizleyip, sonrasında temizleme jeliyle yüzümü yıkıyorum ve tonikliyorum...Gayet başarılı bir şekilde çıkarıyor makyajı aşağıda gördüğünüz gibi...



Çok kullanışlı ve pratik bir ürün oldu...
Kesinlikle tavsiye ederim...
Sevgilerimle...:)

9 Aralık 2013 Pazartesi

İlk Rossmann Alışverişim...:)

Blogumu okuyan sevgili okuyucularım artık biliyorlar ki  vegan ve cruelty-free ürünleri tanıtmaya çalışıyorum... Bu zorlu yolculukta (!) araştırma yaparken Rossmann'ın birçok ürününün cruelty-free ve vegan olduğunu öğrendim, denemek istedim ve bir pazar günü üşenmeden taaa Mecidiyeköy şubesine gittim...:) Konu güzellik olunca bütün yollar kısalıyor tabi :)

Pazar günü çok sakin ve sessizdi Rossmann; rahat rahat gezdim, ürünleri ayrıntılarıyla inceledim...:) Bütün reyonları iki-üç kere turladım, zamanın nasıl geçtiğini anlamadım desem yeridir...:)
Ve içlerinden bunları seçtim, sepetime attım...:) Bütün mağazayı satın almamak için kendimi zor tuttum, inanın...:)


Aldığım ürünler şunlar sevgili arkadaşlarım:

Rival De Loop Hydro Gündüz Kremi (Kendisinin UV ışınlarına karşı koruyucu olduğunu, 24 saat nemlendirdiğini söylüyor,fiyatı 9,99)

Rival De Loop Nemlendirici Ampuller...(20 TL. alışveriş yapana 5 TL'ye geliyordu, içinde yedi tane var)

Rival De Loop Hydro Makyaj Temizleme Mendili (Bu ürünü sırf vegan diye aldım :), fiyatı 1.50)



Rival De Loop Revital Göz Kremi (Malum yaş 30 olunca anti-aging ürünler kullanmak gerekiyor,bu yüzden denemek istedim, fiyatı 14.95)

Rival De Loop CC Krem (Çok merak ettiğim bir üründü, bb kremlerde sonra cc kremleri de deneyelim bakalım; fiyatı 9.99)




Rival De Loop Yüz Temizleme Jeli (Karma ciltler için olduğunu söylüyor, sabun haricinde birşey denemek istedim; fiyatı 8.95)

Rival De Loop Manikür Çubukları (Bloglarda görüp çok beğenmiştim,bakalım işe yarayacak mı? Fiyatı 2.99)

Rival De Loop Kalem (Ben çok sevmeme rağmen koyu renk göz kalemi kullanamıyorum, bu yüzden böyle ten rengi gibi bir renk aldım, hem aydınlatma içinde ideal bence,deneyeceğim bakalım, umarım yanılmam; fiyatı 3.49)


Bu ürünlerin hepsi "VEGAN" :) :) :) Ayrıca fiyatları da çok çok uygun...:)

Umarım memnun kalırım...
Ürünleri kullandıkça ayrıntılı olarak tanıtacağım...


Sevgilerimle...:)

4 Aralık 2013 Çarşamba

Katıldığım başka bir yeniyıl etkinliği daha... "mavi dükkan" :)


Yeniyıl etkinliklerine bayılıyorum ve kaçırmamaya çalışıyorum...
Bu seferde mavi dükkan bir etkinlik hazırlamış... 
ayrıntılı bilgi ve katılmak için buraya tıklayabilirsiniz...

Sevgilerimle...:)


30 Kasım 2013 Cumartesi

Kasım Lilakutu ve içindeki cruelty-free ürünler...

Lilakutu'yu çok sevdiğimi daha önce de söylemiştim...Temiz içerikli ve cruelty-free markalarla tanışmamızı sağladığı için burdan Lilakutu'ya teşekkürler...:)

Şöyle topluca bakalım neler varmış bu ay...



Bakalım hangileri cruelty-free hangileri vaganmış...

İlk ürünümüz Cosmed Ayak Bakım Kremi...
Firmaya mail attım ve cevap bekliyorum...Şimdilik dolapta öylece bekliyor...


Cyrene Nemlendirici Saç Bakım Maskesi...
Cyrene hem hayvanlar üzerinde deney yapmıyor hem de vegan...Sitesinden de inceleyebilirsiniz...
Hemen deneyip, yorumlayacağım...


Üçüncü ürünümüz, Dairy Fun Duş Jeli...
Sitelerinde herhangi bir bilgi yoktu ve içeriğinde süt kullandıklarından zaten vegan olmadığını açıkça söylemiş oluyorlar...Bu yüzden elediğim ürünlerden oldu...


Dördüncü ürünümüz, Enozone Anti Akne Losyonu...
Şimdi bu ürünün sitesi açılmıyor, hala araştırma aşamasındayım, bekliyor şuan...:)


Beşinci ürünümüz, Fouf Gündüz Kremi...
Ambalajın arkasındaki "hayvanlar üzerinde test yapmıyoruz" ifadesini (tavşanlı logo) görünce, sanki eski bir arkadaşımı görmüşüm gibi sevindim...:) Vegan olup olmadığını ise araştırıyorum hala...


Altıncı ürünümüz, Healtha Burn Hydrogel Sprey...
Bu ürün zaten tıbbi ürün sertifikasına sahip...Hiç girmiyorum oralara, çünkü ilaçlarla ilgili deney yapılması falan çok kapsamlı ve uzmanlık gerektiren bir konu, işin içinden çıkamam...:) Kullanıp kullanmamak size kalmış...:)


Yedinci ve son ürünümüz ise PCO Whitening Mask...
Nefret bir ürün...İçinde koyun plasentası var...Nasıl yapıyorlar, o plesantayı nasıl elde edip, nasıl ürünün içine koyuyorlar bilmiyorum ve bilmek de istemiyorum...Bu ürün direkt çöpe gitti...O yüzden yorum yapamayacağım, kusuruma bakmayın...


Ve tabi son olarak çok güzel bir ürün Percent Luxury Chocolate, hem lezzetine hem kavanozuna bayıldım...Kavanozu el yapımı kremlerimde kullanacağım mutlaka...:)


Seçtiğim ürünlerin yorumlarını yakında yazacağım...

Lilakutu'nun 2. yaşını kutluyorum...İyiki varsın Lila'cığım...:)

Sevgilerimle...:)

28 Kasım 2013 Perşembe

Veganizm nedir? Neden "vegan" olunur?

Uzun zamandır güzel ve anlaşılır bir "veganizm" yazısı yazmak istiyordum...Birkaç gündür yaşadığım yoğunluktan şöyle bir kafamı toparlayıp birşeyler yazamadım...
Sanırım sonunda veganizme bir giriş yapabileceğim...:)
Şimdi nerden başlasam, nasıl toparlasam inanın bilmiyorum...

Önce vegan ve vejetaryenlik arasındaki ayrımdan başlayayım...
Vegetaryen demek et, balık ve kümes hayvanları tüketmeyen, süt ve yumurtanın tercihe bağlı tüketildiği bir beslenme biçimidir...
Vegetaryenliğin bir kaç çeşidi vardır...

- Lacto  vejetaryen: Her türlü et ve et ürünüyle birlikte yumurta yemeyi reddederler...Ancak süt ve süt ürünlerini tüketirler...(Lakto süt demektir)
- Ovo  vejetaryen: Her türlü et ve et ürünüyle birlikte süt ve süt ürünlerini yemeyi reddederler...Ancak yumurta tüketirler...(Ovo yumurta demektir)
- Lacto-Ovo vejetaryen: Her türlü et ve et ürününü tüketmez ancak yumurta, süt ve ürünlerini tüketirler...

Vegan ise hiçbir hayvansal ürün tüketilmeyen (et, süt, yumurta, bal gibi) beslenme biçimidir...Aslında hiçbir hayvansal ürün tüketilmeyen bir yaşam biçimidir desek daha doğru olur...Çünkü hayvansal kaynaklı giysiler (Deri, ipek v.b.) giymez, kullandıkları ürünlerde hayvansal içerik ve hammadde istemezler...Bu yanıyla sadece bir beslenme biçiminden çıkarak yaşam tarzına dönüşür veganlık...


Peki bir insan neden "vegan" olur?



Bana sorarsanız bir insan vicdan sahibiyle, biraz okuyup araştırdıysa yaşatılan zulmü görüp kendiliğinden zaten vegan olacaktır...Bunun için özel bir çabaya gerek yoktur aslında...

İkinci neden; dünyayı ve doğayı sevmesi ve korumayı kendine amaç edinmiş olmasıdır...

Üçüncü neden; sağlıklı yaşamak için "vegan" beslenme biçimini benimsemiştir...


Vegan Kollektif'in sayfasında gördüğüm bu video güzelce özetlemiş aslında...
Buyrun...



Ayrıca incelemek isterseniz veya "vegan olmak nedir?" diye merak ediyorsanız buralardan genel bilgilere ulaşabilirsiniz...




Konu çok kapsamlı olduğundan sıkıcı olmaması adına burada bitiriyorum şimdilik...Devamı gelecek tabi ki...
Nasıl vegan olunur?
Veganlar nasıl beslenir?
Veganlar ne giyer, giymediklerini neden giymez?
Vegan yemek tarifleri gibi başlıklarla devam etmeyi düşünüyorum...

(Tabi ki vazgeçemediğim cruelty-free ve el yapımı ürün tanıtımlarına devam edeceğim...Bu arada el yapımı kremler ve temizlik ürünleri üzerine araştırmalarım sürüyor...Şu ana kadar kullandıklarımı daha da geliştirip sunmak istiyorum sizlere...Yakında burada olacaklar...:)

Merak ettiğiniz birşeyler olursa o doğrultuda da hareket edebiliriz...
Ben sıkıcı(!) ve uzun yazıları, makaleleri zaten okuyorum ve sizlere özetlemekten zevk duyuyorum...
Umarım bir faydam olur...

Sevgilerimle...:)








27 Kasım 2013 Çarşamba

Bunu Blogumda Paylaşabilirim. Hürriyet Benim.

Hürriyet; gündeme dair cesur bir projeyle karşımızda. TBWA\ISTANBUL'un hazırladığı proje kısa zamanda oldukça ses getirdi. Din, dil, ırk, cinsiyet ayırt etmeden bireysel özgürlükleri konu alan projenin amacı Türkiye'nin dört bir yanından insanların hürriyetlerini dile getirmeleri ve seslerini duyurmaları...

Bu proje katılımcıların kendi hürriyetlerini anlatmaları için tasarlandı, katılımcılar videolarını oluştururken ilham versin diye de bir film hazırlandı.
 
Hürriyet, herkesi kendi hürriyet cümlelerini yazmaya ve hürriyet şarkılarını yaratmaya davet etti. Kullanıcılar içinde kendi fotoğraflarının da olduğu hürriyet filmleri yaratabiliyor ve bu filmleri sosyal medyada dilediğince paylaşabiliyor. Ayrıca seçtikleri mesaj ve fotoğraflarından oluşan bannerı hurriyet.com.tr sayfalarında yayınlanıyor. Kısaca proje tamamıyle interaktif bir proje olarak kurgulandı. www.hurriyetbenim.com üzerinden ilham verici videoyu seyredebilir, kendi video ve bannerınızı yaratabilirsiniz.

"Hürriyet Benim" filmi, daha TV’ye çıkmadan viral olarak sosyal medyada gösterildi ve çok kısa sürede yayılarak; sosyal medyada konuşulmaya ve paylaşılmaya başlandı. Kullanıcıların katkılarıyla yapılan klipleri Twitter'dan #hürriyetbenim hashtag'iyle takip edebilirsiniz.

Ben de kendi videomu oluşturdum ve benim için hürriyetin ne demek olduğunu anlattım. İzlemek için;

Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Kasım 2013 Pazartesi

Eğlenceli bir yeniyıl etkinliği...:)

Ben yılbaşıları çok severim...Nedenini bilmiyorum ama benim için ayrı bir yeri vardır...
Blogları şöyle bir dolaşırken çok hoş bir etkinlikle karşılaştım...



Sevgili Little Butterfly muhteşem bir etkinlik hazırlamış...Görür görmez katılmalıyım dedim...Bence sizlerde katılmalısınız, eminim çok eğlenceli olacak...:)

Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz...

Sevgilerimle...:)

22 Kasım 2013 Cuma

Kendimce bir "Golden Rose" dosyası hazırladım...:)

Mutlaka herkesin elinde, dolabının veya çantasının köşesinde herhangi bir "Golden Rose" ürünü vardır...
Bende uzun zamandır kullandığım "Golden Rose Stick Concealer" ve ojelerinden bahsedeceğim...
Tabi ki "cruelty-free" ve "vegan" olup olmadıklarını sorduğum mailime gelen cevapla başlangıç yapacağım...

Mail aynen şu şekilde:

"Ürünlerimiz ve ürünlerimizin üretiminde kullanılan hammaddeler hayvanlar üzerinde test edilmemektedir.

Vegan ise çok iddialı bir kavram.  Biz dünyanın birçok ülkesinden hammadde temin etmekteyiz ve bunların bir kısmı da birkaç maddeden oluşmakta.  Dolayısıyla temin ettiğimiz hammaddelerin tamamının hayvansal ürün içerip içermediği hakkında bir iddiada bulunamayız."

Şimdi maili okuduğumda öncelikle çok mutlu oldum...Hani "Golden Rose" benim için vazgeçilmez bir marka değil ama tanınmış ve alıcısı fazla olduğundan memnun oldum tabi ki...
Bir de dürüstlüklerine hayran kaldım...Çok rahat vegan bir firmayız diyebilirlerdi ama açıkça emin değiliz demişler...Bu da seçimi bizlere bırakmaktır ve bu iyi birşey bence...En azından bizleri kandırmaya çalışmıyorlar...
Evet, Golden Rose deney yapmıyor, deney yapmayan hammaddeler kullanıyor...Buraya kadar mükemmel...Ama hammaddelerde hayvansal ürün bulunup bulunmadığı meçhul...Ben bu yüzden Golden Rose kullanacağımı zannetmiyorum, fakat "cruelty-free" olduğuna inanıyorum ben...
Dürüstlüklerine gösterdiğim saygıdan birkaç ürün paylaşmak istedim...
Gelelim ürünlere...
İlki ojeler...Oje kutumu karıştırdığımda üç tane "Golden Rose" oje çıktı...

Şimdi bu ojeleri mecbur kalmadıkça kullanmıyorum...Hele acelem varsa hiç kullanmıyorum...Çünkü iki kat sürmek gerekiyor, tek kat çok dalgalanma yapıyor ve hiç gözükmüyor...Ayrıca çok zor kuruyor...Yani ben memnun değilim...Ama renkleri çok güzel, o ayrı tabi...:) Bende sevdiğim bir renk olan "mor" olanı sürdüm bugün sizler için...:)


"Golden Rose Stick Concealer" ise uzun süre kullandım...Tenimle uyuştuğunu düşünüyorum...Tek beğendiğim yönü de bu galiba...:)
Böyle pudralı gibi, nemlendirici uygulamadan kullanamıyorsunuz, çok kuru bir yapısı var çünkü...




Kapatıcılığı çok iyi değil maalesef, ve hiç kalıcı değil...En fazla iki saat kalıyor yüzünüzde...Acil durumlar için falan kullanıyorum ben...Ama bitince yenisini almayı düşünmüyorum...:(

Göz altı morluklarını kapatabilmek için hala uygun bir concealer bulabilmiş değilim...Bakalım...Araştırmaya devam...:)

Sevgilerimle...:)

21 Kasım 2013 Perşembe

Fesleğen ve Melisa Kremleri...

Doa Kozmetik'e ilk siparişimi verirken bu kremleri de denemek istemiştim...
Cildime uygun bir yüz kremi arıyordum ama pek iyi gelmedi bana...


Fesleğen kremini gündüz kremi, melisa kremini gece kremi olarak kullanmayı amaçlamıştım...Bir ay kadar kullandım fakat sivilcelerim artmaya başlayınca bıraktım...Bana fazla ağır geldi...Ama kuru ciltlere uygun olacağını düşünüyorum, en azından denenebilir...

Görüntü ve yapıları şu şekilde:


Melisa kremi uçuk pembe renginde ve daha yoğun yapıda...Fesleğen kremi de yoğun ama melisa kadar değil...Yalnız kokuları o kadar güzel ki...Ben bayıldım...:)

Evet, yüz kremi olarak pek uygun değil ama el ve vücut kremi olarak çok rahat kullanılabilir...Nemlendirmeleri gayet başarılı ve cilt çabuk emiyor...Ben hem el kremi olarak kullanıyorum,hem de kendi yaptığım bakım ürünlerinde... Bazen de makyaj falan yaparken kapağını açıp, koklayıp geri kapatıyorum...:) 

Tavsiye ederim...Bence alın bir deneyin...Dolabınız da ya da çantanız da bulunsun...Arada açıp koklarsınız en azından...:)

Sevgilerimle...:)


20 Kasım 2013 Çarşamba

Kil maskesi ile güzelleşin...!

Yine uzun zamandır uyguladığım ve çok memnun olduğum bir tariften bahsedeceğim sizlere...
Özellikle son zamanlarda iş yoğunluğundan aksattığım için cildime ne kadar faydası olduğunu tekrar anlamış oldum...Benim cildim karma, hatta yağlıya dönük karma diyebilirim...Sivilce problemim var çok yoğun olmasa da...Bir de bu maskeyi yapmayı bıraktığımdan beri yüzümde pütürleşme oldu...Yüzüme dokununca böyle minik minik sivilce gibi ama aynaya bakınca birşey yok... Böyle acayip birşey... Bende hemen maskeme geri döndüm...

Bu anlatacağım maske "kil maskesi"... Yapımı ve uygulaması çok kolay...

Önce biraz kilin ne işe yaradığından bahsetmek istiyorum...Öncelikle kil içinde doğal mineraller barındıran iyi bir temizleyici ve sıkılaştırıcıdır...Cildi fazla yağdan arındırması ve antiseptik özelliği ile siyah noktaları ve sivilceleri iyileştirir...Uzun vadede kullanıldığında cilt lekerine iyi geldiği de söyleniyor fakat ben böyle birşey deneyimlemedim...

Kil alırken güvendiğiniz bir aktardan alın derim...Ben Doa Kozmetik'ten alıyorum ve memnunum...Benim kullandığım kil şu şekilde:



Bu kadarı bir maske için yetiyor...



Şimdi malzemelere gelelim:

- Kil
- Gül Suyu veya Lavanta Suyu
(alabildiği kadar, ılık kullanırsanız kil daha çabuk eriyor)
- Kayısı çekirdeği ve Üzüm çekirdeği yağı 
(1-2 damla)

Bu kadar...Bunları karıştırınca şöyle birşey oluyor...:)



Ben bu maskeyi şöyle uyguluyorum...Önce yüzümü kil sabunuyla yıkıyorum...Kil sabunumu da Doa Kozmetik'ten alıyorum...Gerçekten çok hafif yapılı bir sabun, daha önce söylediğim gibi üzüm çekirdeği ve papatya sabunlarını beğenmemiştim Doa'nın, ama bu sabunu öneririm...
Sabunum şu:


Yüzümü yıkayıp kuruladıktan sonra, maskemi sürüp beş dakika kadar bekleyip, ılık suyla temizliyorum...Zaten daha uzun yüzünüzde tutmanızı önermem, germeye başlıyor çünkü...Haftada bir den fazla da yapmamaya özen gösterin bence...

Yüzünüzdeki kili yıkadıktan sonra nemlendiricinizi sürüp, hayatınıza devam edebilirsiniz...:)

Sevgilerimle...:)

MANİKÜR RUTİNİM : Kalyon Tırnak Eti Temizleyici ile başlangıç, Essence Color&Go 147 (miss universe) numaralı oje ile bitiş...

Tırnaklarımla uğraşmayı seviyorum...Onları bakımlı ve renkli, cıvıl cıvıl görmek beni mutlu ediyor...
Bu yüzden her hafta manikür yapmayı ihmal etmiyorum...
Kuaföre gitmekten hoşlanmayan birisi olduğumdan evde müziğimi ya da takip ettiğim bir diziyi açıp, yanına da mis gibi kahvemi alıp manikürümü rahat rahat yapıyorum...Tabi kedimin müsaade ettiği kadarıyla...Minik patilerini herşeye bulaştırıp, gözümün içine bakarak birşeyleri devirdiği için her seferinde yerimden kalkıp,"şşşşştttt yapma bakim" derken mutlaka ojeler biryerlere çarpmış ve bozulmuş oluyor...

Bir de neden bilmiyorum, sağ elimin işaret parmağı hep ilk bozulan oluyor ve ne yaparsam yapayım o hep bozulmuş olarak geziyor...Oje sürülmeyi sevmiyor herhalde...:)

Neyse...Önce Kalyon Tırnak Eti Temizleyici'den bahsetmek istiyorum...


Küçük ama çok önemli bir dipnot geçeceğim...Hayvan deneyi yapıp yapmadığı...

Mailime gelen cevap şu şekilde:

"Tırnak bakım ürünlerimizin hiçbiri, herhangi bir üretim aşamasında hayvanlar üzerinde test edilmemektedir."


Firmanın sitesine girip incelediğinizde Göztepe Kalyon Eczanesi'nin laboratuarında başlamış ve sonra üretim tesisleri kurulmuş... Şimdi bu gözle baktığınızda bu maile inanasım var ama kuşku duyduğum nokta hammaddelerinde hayvansal ürün kullanılıp kullanılmadığı yani vegan olup olmadığı...Bu konuda mailime bir cevap gelmedi...Hala beklemedeyim...


Ürünü de almış oldum bir kere ama mailime yanıt gelmediği taktirde bir daha almayacağım...

Şimdi gelelim manikür rutinime..

- Önce ellerimi peeling uyguluyorum...
Bunun için kil sabunuyla ellerimi yıkayıp, kendi yaptığım vücut peelingi ile ellerimi ovarak güzelce ölü derileri atıyorum...Peeling tarifi için buraya tıklayın...

- Sonra manikür suyumu hazırlıyorum...
Ilık su, bir kaç damla limon suyu, ordan burdan aldığım ama kullanmadığım sabunlardan kokusuna göre seçip suyu hafifçe köpürtüyorum...Ellerimi bu suyun içinde bekletirken yeni sezonu başlayan "The Walking Dead" dizimi açıyor, zombiler eşliğinde "aslında ne kadar güvenli bir hayatım var, bak millet neler yaşıyor" diyerek tırnak etlerimin yumuşamasını bekliyorum...:)
İkinci bir seçenek ise, eğer acelem varsa Kalyon Tırnak Eti Temizleyiciyi sürüp, bekleyip sonra törpümün ucundaki aparatla tırnak etlerimi temizliyorum...



Hangi yöntemi tercih edersin derseniz ben tabi ki birinci yöntemi tercih ederim...Hem daha iyi yumuşatıyor hem de daha doğal...

Kalyon pek hoşuma gitmedi...Gereksiz geldi bana...Amaç yumuşatmaksa ki bence başka bir amacı da yok manikür suyu daha çok iş görüyor...Çünkü ben başka bir faydasını görmedim Kalyon'un...
Her iki şekilde de etleri temizlemek gerekiyor sonuçta...Yani ben Kalyon'dan pek memnun kalmadım...

- Tırnak etlerini temizledikten sonra törpüyle tırnaklarımı düzeltip, şöyle bir sudan geçirip, kurulayıp, el kremimi uyguluyorum...

- En son olarak en eğlenceli kısma geliyor; oje sürmek...



Ben bugün  Essence Color&Go 147 (miss universe) numaralı ojesiyle bitireceğim manikürümü...
Buyrunuz...



Bu rengi çok seviyorum...Ama maalesef hiç kalıcı değil...Sürüyorum ve akşamına çıkarmak zorunda kalıyorum...Ayrıca iki kat sürmek gerekiyor, tek kat yeterli değil...Ama yine de hem Cruelty-free hem de rengi çok güzel...:)

Sevgilerimle...:)